Leonard Cohen, Yaratıcılık ile Çok Çalışmanın İlişkisi Üzerine


Bu sabah Leonard Cohen’i kaybettiğimizi öğrendim. Bu çok üzücü bir haber bir süre önce okuduğum 1992’de yapılmış bir Paul Zollo-Cohen röportajını getirdi aklıma. 

Röportajın konusu yaratıcılıktı. Daha doğrusu yaratıcı olmak için nasıl çok çalışılması gerektiği, ilham beklemenin ne kadar verimsiz olduğu ve yaratıcılıkta başarının ancak çok sayıda deneme yanılma ile geldiği… 

Tam benim kalemim bir röportajdı anlayacağınız.

Aşağıda röportajda Cohen’in yaratıcılık ve çalışmak üzerine açıkladığı ilham verici ve aydınlatıcı bazı görüşlerini Türkçeleştirmeye çalıştım büyük üstadın anısına…

Ruhu şad olsun.

“Sürekli olarak şarkı yazıyorum. Şarkıların sözcükleri birleşmeye başladıkça, her şeyi bir kenara bırakıp sadece şarkı yazıyorum. Keşke hızlıca şarkı yazabilen insanlardan olsaydım, ama değilim. Söylemek istediğim şarkıyı yazabilmem çok zamanımı alıyor. O yüzden de zamanımın çoğunda çalışıyorum.”

“Çok çalışıyorum ve işim çok zor. Ama neden zor olmasın ki? Hemen herkesin işi zor zaten. Bazı insanların kafası karışık, ilhamın kolay ve hızlı geleceğine inanıyorlar. Belki böyle şanslı yaratıcılar vardır. Ben onlardan birisi değilim. Ben çok çalışarak üretebiliyorum ancak, başka türlü ürünlerimi ortaya çıkaramıyorum.”

“İyi şarkıların nereden geldiğini bilseydim, oraya daha sık giderdim. Aslında bu gizemli bir durum. Katolik bir rahibenin hayatına benziyor. Bir gizemle evlenmiş durumdasınız.”

“Özgürlük ve kısıtlanma şarkı yazma kalesinin zindanlarına düşmüş birisi için fazla lüks terimler. Onlar sadece … fikirler. Özgürlük ve kısıtlanma bana pek bir şey ifade etmiyorlar. Benim için sadece çalışmak bir şey ifade ediyor. Benim için önemli olan çok çalışmak.”